30.Hafta :D
Büyüyoruz, büyüdükçe daha da keyifleniyor zaman , sabırsızlanıyoruz …
Bayram tatilimiz vardı, bir hafta tatil… İngiltere’den Taner Abisi geldi oğlumun ve bir sürü cici hediyeyle gülümsetti bizi. Evde bebek havasına tüm hafta daha da odaklandık. İçimdeki hareketlerin gittikçe arttı. Ne büyük keyifmişsin sen bebek : )
Dün ilk defa gece uykumda da uyandırdın beni pıt pıtlarınla… Önce korktum birşey oldu sana diye; sonra uykun kaçtı diye düşündüm. Sağa döndüm sola döndüm; durmadın. İlk uykusuz gece provamızı da yaptım sayende.
İçerdeki hareketlerin o kadar yoğundu ki, uykulu gözlerim bir yana yüzümdeki gülümsemenin tadını çıkardım. Sonra uyumuşuz anne-oğul hatırlamıyorum sonunu…
Artık ayaktayken de hissediyorum seni. 32. haftaya kadar yerinde bol olduğu için (e sende güçlendiğin için) bol bol iletişim kurabileceğiz. Bugün cumartesi, pazartesi Dr. kontrolümüz var. Tüm kilomu göbekten ve yüzden aldığım için devasa birşey oldum : ) Bakalım kaç kilo aldım sorusu biraz gersede, seni düşününce inan hiç önemi kalmıyor fındık : )
Ellerini, ayaklarını , sesini, yüzünü… en önemlisi sıcaklığını bekliyoruz. Anne-baba-dedeler- anneanne-babaanne-amca-dayılar… arkadaşlar…
Zaman çabuk geçti. İlk 3-4 ayımda çok fazla yıpranmadım ama yine de ne stresliydi sabah uyanmaları… En keyifli dönem 2.üç ay deselerde ben seni hissetmeye başladığım bu son 3 ayı daha çok sevdim.
Bu arada ayaklarımda ilk defa bu hafta şişti. Bilek diye birşey kalmadı resmen. Baban sağolsun biraz masajla eski haline getirdi : )
Şimdi iyiyim. Güne senin hareketlerinde başlayıp günü senin hareketlerinle bitirmek gibisi yok. Dünyamıza iyi ki geldin oğlum.
Doğduğun andan sonra herşey çok , çok daha farklı olucak. Annen ve babanda hep yanında olucak söz veriyorum. Senin önce sağlıklı sonra mutlu ve başarılı bir birey olman için çalışıcaz.
Sende bize yardım et olur mu ? Seni seviyorum tatlı şey… Pazartesiyi sabırsızlıkla bekliyorum bize kendini göstermeyi unutma : )
Atam’a…
Seni çok seviyoruz!
Bu sevgi sonradan aşılanmaz sanırım. Seni kendimi bildim bileli seviyorum. Mutluyum, şanslıyım:Sevginle büyüdüğüm için.
Dün seni kaybedişimizin yıldönümüydü. Yazamadım… Ne yazıcağımı bilemedim. Bugün gazeteleri okurken, yollarda senin için saygı duruşunda olanları görünce gözlerim doldu. Yaşadığım yerde o siren sesleri yok…2 yıldır, saatler 09:05 geçiyor ama alıştığımdan farklı…
Çok yakında anne olucam, oğlum seni tanıyarak büyüyecek tıbkı benim gibi kardeşlerim gibi babası gibi…
Seni seviyorum Atam, gösterdiğin yolda başarılarla yürüyebilmek dileklerimle.
28.Haftamız :)
Artık sabah akşam hissettiğim oğlumu daha sık hissetmeye başladım. Mükemmel bir duygu : )
Dün geceden beri de ayaktayken bile hissedebiliyorum. ” Büyüdün mü sen kuzucuk : ) ”
Dün babası biraz konuştu, insan inanmak istediği için mi yoksa gerçekten duyduğu seslere yanıt verdiği için mi bilmiyorum, elini karnıma koyup: ” Hadi oğlum babaya merhaba de ” dediğin anda içerde kıpırtıların artması anlatılmaz bir duygu. Sessiz kaldığımızda tepki vermezken : ”Ege’cim bir kere daha babaya merhaba de, der demez yine hareketlenince, mutluluk dalga dalga yayılıyor içimizde..
Bir an önce zamanı gelse de doğsa diyoruz…
Haftasonu yatak odasını biraz daha hazırladık. Yatağı komodini, dolabı… Daha perde,halı ve dekorasyonu henüz bitmesede odanın kapısını gizli gizli açıp : ”Güzel şey burası senin odan ve içinde sen olunca daha da güzel olucak .” demeden geçemedim… Hatta sabah işe gitmeden anne-oğul odamıza birkez daha bakıp evden öyle çıktık.
Havalar hala sıcak. Geceyarısından sonra oldukça serinliyor ama gün içinde hala sıcak… Umarım kış ayları da çok soğuk olmadan geçer ve bebeğimiz hasta olmadan büyüyebilir.
Birkaç gecedir (neden olduğunu bilmiyorum ) rüyalarımda doğum zamanını görüyorum. Bir tarafım normal doğum yapıcam, ne kadar acı verici olabilir ki diyor…Diğer tarafım korkuyor ve direk anestezi ile bayıltılmak istiyor. Bunları düşünmek için henüz çok çok erken biliyorum. Bebeğim zaten kendi nasıl isterse biz ona uymak durumunda kalıcaz.
Umarım doğum iznimi de sonuna kadar kullanabilirim ve güzel zamanlar geçirebiliriz ailece.
Hayatım sadece bebek değil; akşam işten çıkınca evde en az 2 saatlik ders çalışma dönemimde bugünden itibaren başlıyor.
Her dersten en az 7 en çok 15 ünite beni bekliyor. Nisanda sınavlarım var. Ege doğmadan ne kadar çok konu özetlersem o kadar rahat edicem. Malum doğumdan sonra hem gelen-giden çok olucak hem de gecemiz gündüzümüz değişicek. ”Başarabilirim ” diyerek bir sürü sorumluluğa giriştim. Yorulmadan zafere de ulaşamayacağım belli.
Ne demiş Maria Montessori : ”ÖĞRENMEK BİR YÜK DEĞİL, ZEVKTİR”
Hayatımdaki yeni öğrenmelerin zevkini çıkarabilmek dileğiyle… : )
04:51… 5,3 :(
Deprem…
Ne soğuk bir kelime… Ne kadar bilinmez, korkutucu, çaresiz hissettiren bir duygu.
Daha dün akşam annemlerle konuşmuştuk. Sabah ben uyurken ailem sarsıntıyla uyandı… İstanbul depremini hissedenler bilirler , aynı şiddette olmuş. Canım anneciğim başta korkmayayım diye : ‘Yok birşey sallanmadık ‘ dese de sonra aynısıydı dedi… Aynısı… O gece … evdeydim ve ölümü bu kadar yakın hissettiğim başka gece yok hayatımda.
Böyle zamanlarda ailemden uzak olmayı hiç sevmiyorum.
Oğlumun odası dün evimize geldi,h.sonu kurulacak. Yeni bir mutluluğa hazırlık yaparken hayatın ne kadar plansız olduğunu hissettirdi sabah depremi bana… Toz pembelerin içindeki griler…siyahlar… işte hayat…
Ailelerimizle upuzun sağlık ve huzur dolu bir dünya istiyorum. Tek dileğim bu.
Mutluluklarımızın üstünde gölgelerimiz olmasın…böyle büyüyüp olgunlaştırmasın kader bizi.
Gözümde iki damla yaş… Ailemi çok özledim bu sabah.
1951-1981-2011…
” Sayı dizisinde bir sonraki sayı kaçtır : ) ” demekte eğlenceli olurdu ama; bu benim, annemin ve oğlumun (pek yakında) doğum yılları … Kızım olsaydı düzeni gelenekselleştirmek için 2041′de anne olmasını düşlemeye başlamıştım bile… Ama oğlum için plan yapmıyorum.
Hesaplasam bu kadar denk gelebilirdi. Kader kısmına burada bağlanmak da hoşuma gidiyor ve bizim kontrolümüz dışında gelişen mucizeye sadece hayranlıkla saygı duyuyorum ve varlığına şükrediyorum… İyi dünyamıza geldi oğlum,iyi ki !
Zaman öyle hızlı geçiyor ki daha dün gibi senin varlığını öğrenmemiz…Yüzümüzdeki şaşkın ifadeler… Şimdi doğmanı beklemek ve senin için hazırlıklar yapmakla uğraşıyoruz.
Bu arada yatak odanı seçtik. Bembeyaz bir odan olucak. Babaannene de doğar doğmaz teşekkür etmen lazım.
Baban biraz önce beni arayıp anneannen ve deden için uçak biletlerini aldığını haber verdi. Senin için toplanıyoruz oğlum ! Dedenle daha çok zaman geçirmen için birazcık erken mi doğsan ki : ) 4 şubatı da geçirme çok tamam mı… Hatta Ocak 20′den sonra gelicek gibi kendini hazırla olur mu bebeğim : )
Bugünlerde sanki karnım iyice gerildi, midem inanılmaz dolu gibi hissediyorum. Sabah 6′da uyandım.
Sıcak bir çay iyi gelir dedim ama nafile : ( Hala yemek borum bile dolu gibi hissediyorum. Nasıl geçicek bu duygu…yoksa sonuna kadar böyle mi devam edicek…Hafif bir üşüme de var ama o sanırım havanın soğumaya başlamasıyla ilgili. (Umarım öyledir : ) )
Sihirli doğum yıllarımızla güzel bir gelecek diliyorum sana…
Canımın bi’tanesi…
Bugün 29 Ekim 2010… Ama önce : )
Dün Dr.’umuzun dışında hatta habersiz ve panikle gittiğimiz laboratuvar sonuçlarımızı anlatmadan olmaz. 12:00′deki randevumuza 12:45′te alındık. Odada en az 5dk. bekledik. İlk defa gittiğimiz laboratuvarda (ki detaylı bakabilen başka bir yer daha yok ) gerilme sınırımız bardaktan taşma boyutundaydı ki; sakin aceleci olmayan ve herşeye tek tek bakan – açıklayan doktorumuz içeriye girdi.
Benim önceliğim oğlumun yüzü olduğu için nasıl olsa yüzünü görücez diye önce sesimi çıkartmadım. Ne var ki, utangaç mı yoksa inatçı mı olduğuna karar veremediğim bebeğim sürekli arkasını döndü. Bol bol ayak ve el gördük. Uzun ince eller ve öpülesi ayaklara da o görüntülere baktıkça,yüzünü sakladığı için kızası gelmedi insanın.
Göbek deliğimin altında olduğunu düşündüğüm bebeğim meğer göbeğimin üstüne yuva yapmış : ) Şaşırdım, arkası dönük olduğu için istediğimiz görüntüleri alamayınca, annenin sağa yan – sola yan ,sırt üstü yatma pozisyonlarıyla ufaklığın keyfi kaçırılmaya çalışıldı ama nafile : ) Beceremedik… İhtiyaç molası bile verdik, yürüdük… Olmadı!Birkaç kez merhaba bakışı attı o kadar. Bu bakış araları içimize su serpti bebeğimizin herşeyi sağlıklıymış maşallah 26.haftamızın sonunda 950gr. oldu boyunuda FL ölçüsüne göre ben hesapladım 32,76cm …
Bu şekilde büyürse annesi çok heveslenme normal doğuramayabilirsin dedi doktor… Kısmet. Kucağımızda olsunda sağlıkla…
Kısa kısa 8 video görüntümüz var. En favorilerim ellerle ayak yakalama olanlar ve laf aramızda çaktırmadan burun karıştırmaya niyet edip ‘ burası çok kalabalık şimdi olmaz ‘ diye vazgeçtiği videosu… (Karıştırmayacaktı zaten siz öyle anladınız : ) )
Dün elleriyle oldukça hareketli olması da başka bir keyifti. Yarını sabırsızlıkla bekliyorum. Umarım ‘ Selam annecim, n’aber babacım ‘ görüntülerini alabiliriz.
Yüzümdeki gülümsemenin adı: EGE … sen iyisin ya ben daha iyi oluyorum bebeğim.
Sen doğduğunda Derin Abi yürümeye başlamış olabilir… Kaan Abi zaten büyüdü o zaman daha da büyümüş olucak… Deniz Abla desen 2 aylık olucak… Seneye bu zamanları düşünüdükçe daha da keyifleniyorum…
Bugün 29 EKİM 2010… Benimle ilk Cumhuriyet Bayramı’n. Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun yıldönümü… Biraz daha büyü ailece gittiğimiz gezilerde tarihimizi öğreniceksin oğlum.
Her yeni günde sana bir adım daha bağlanan annen seninle bir ömür geçirmek için sabırsızlanıyor. Babamız olmadan asla ama : ) Onunla daha anlamlı, daha keyifli ailemiz …
Güzel günlere bebeğim…
Sen büyümeye devam et. Seni seviyorum : )
Bugün senin için endişelenerek uyandım…
Bu başka bir duygu, gecede sık sık uyandım. Gün içinde bu gereksiz duygudan kurtulmak istiyorum. Sağlığın hakkında endişe etmekte istemiyorum ama babaannen biraz korkuttu : (
Doktorumu seviyorum ve güveniyorum. Onun bebeğimizin sağlığı hakkında birşeyleri gözden kaçırmış olması pek mümkün gelmiyor bana. Ama annelik sanırım böyle birşey, içime kurt düştü bir kere … Korkuyorum…
Bugün hatta birkaç saat sonra seni görebileceğiz.
Doktorumuda arayıp söylemedim. İki aydır senin kısa videolarını alamıyorduk gideceğimiz laboratuvarda seni uzun uzun görebilicez oğlum.
Bunun için heyecanlıyım ya birşey çıkarsa kısmını düşünmeye başlayınca da endişeli… Şimdi içimde minik dokunuşlarınla anneciğim ben iyiyim der gibisin. Seni görmek bize iyi gelicek. En çokta bana, ben iyi olunca babanda ‘Oh’ diyebilecek…
Kaldığımız yerden devam edicez hayatımıza, seni severek,özleyerek ve doğmanı sabırsızlıkla bekleyerek…
Seni seviyorum güzel bebeğim. Annen her zaman yanında olucak; söz veriyorum !
26.haftada oğlumuz…
büyümeye devam ediyor. Artık sabah uyanınca , gün içinde ve akşam uykudan önce varlığını çok tatlı hissettiriyor. Yavaş yavaş bu duyguya alışıyorum ve o minik dokunuşlarını bekler buluyorum kendimi. : )
Bağımlılık gibi birşeysin sen ! Geçen hafta cuma günü doktor kontrolümüz vardı. Kilon 834 gr.olmuş, boy ölçünü söylemiyorlar artık ama 30 cm’i geçmiş olmalısın annesinin tatlı oğlu. Babanda hissedebiliyor ya ne mutlu bize… Anne -Oğul bu zamanların tadını çoğunlukla biz çıkartıyoruz diye bazen üzülüyordum ama akşam babanla iletişim kurunca bayılıyorum size : ) Ve ilk defa senin resmini ekliyorum dünyamın en tatlısı.Bu resmi tanıdığım ve sevdiğim mutluluğumu paylaşmak istediğim herkese yolladım. Sabredemedim.
İşte, çok net olmayan ama içimi sevgiyle - mutlulukla - annelikle dolduran oğlumun resmi… Eli yüzünde gözler kapalı…
Seni seviyorum !
not: Artık eski yemek öğünlerim çok geliyor , yedikten sonra inanılmaz rahatsız oluyorum.
Sanki karnım çatlayacak gibi hissediyorum , tıpkı şimdi olduğu gibi : )
Giysilerimin çoğunu sürekli giymek bazen bunaltıyor. Sabahları öfkeli bile oluyorum ama çabuk geçiyor…
Olan babana oluyor böyle günlerde : ) Ona surat asıyorum.
Bugün Hasan Abin’den sana çok cici ayakkabı,battaniye ve giysiler geldi.Taa Uşaktan Serap Teyzen’de sana birşeyler yollamıştı o da kargoda alınmayı bekliyor…
Sağlıkla doğ ve hepsinin tadını çıkar tamam mı : ) oğlum … Unutmadan yakında sana özel bir sayfan olucak, burası da bana kalıcak, benim özelime… Sen doğana kadar ben anlatıyorum seni; doğduktan sonra yazma sırası sende. Sayfana ne istersen yaz çiz anlat…
Şimdi annenin işe dönmesi lazım. Bana müsaade…
Yuppi :)
Bugün ilk defa oğlumun hareketlerinin saldırına uğradım. Saldırı diyorum , çünkü öyle minik ufacık dokunuşlar değillerdi. Tam tersine haftalardır sabırsızlıkla beklediğim zamansız büyük üstüste gelen tekmelerdi diyebilirim.
Deniz ablasının doğmasına günler / haftalar kaldı.
Dün annesinin karnında heyecan verici hareketleriyle şaşırttı , gülümsetti.
Sanırım oğlumda ondan etkilenip bende büyüdüm demeye çalışıyor bugün.
Derin Abisi 1.yaşını kutlarken Ege’mizde doğdu doğucak günlerinin içinde olucak ![]()
Süpersin annesinin yeni tadı tuzu ! Yarın 7.ay kontrolümüze gidiyoruz. Bakalım neler yapıcaksın bize ?Arkanı dönmeler , uyuyor numarası yapmalar olmasın : ) Güzel pozlar bekliyoruz senden ona göre.
Doğumdan sonrada aldıklarımı geri verebileceğime de eminim. Yaşasın annelik ve yaşasın canım oğlum : )
25.Haftam ve Şeker Tarama Testi
Günler hızla geçmeye devam ediyor. Ne yalan söyleyeyim hiçte şikayetçi değilim. Bu hafta cuma günü kontrolümüz var: ” Kilo almışsın ! ” cümlesinden başka beni geren birşey yok : )
Aldıysamda aldım , ama gerçekten bu ay çok daha dikkatli yedim içtim. Bakalım ne olucak 2 gün sonra haber vericem tekrar.
Gelelim bu güne. Sabah şeker tarama testi yaptırdık. İlk önce aç karnına alınan bir tüp kan ve sonrasında içilen bir bardak şekerli su…(Resmen şerbet ötesiydi,hatta kaşık kaşık şeker yemiş gibi de oldum denilebilir.) bir saat sonra alınan 2. kan…
Sonucum belli oldu, herşey yolunda. Sorun yok : ) Ama beklemesi heyecanlandırıyor gerçekten. Bir oh çektim 10 dakika önce. 25.hafta – 4 boyutlu ultrason görüntülerini izledim internetten. Ne tatlılar ! Bebeğimizde aynen öyle : ) diye düşünmesi bile insanın gözlerini dolduruyor. Bazı anne adayları göbeklerini bile çekmiş, içerdeki hareket edeni izledikçe biraz ürperiyor insan ama ne güzel bir mucize ki izledikçe anneliğe bir adım daha yaklaşıyor insan. Meğer oğlum ne kadar büyümüş diyebiliyorsun…
İçimdeki hareketlerini dolu dolu hissedemiyorum ben, özellikle gece yemekten sonra uzandığım koltukta başlıyor mini baloncuklarımız. Ve sabah uyandığımda yataktan çıkmadan önce bir günaydınlaşma dönemimiz var. En keyifli dakikalarım onlar.
Birazcık daha büyüsün babası da dolu dolu hissetsin diye sabırsızlanıyoruz. Ve doğduğunda da hissetmeye geç başladığım minik varlığını özleyeceğim bebeğim.
Doktorumuz bize bu ay kontrolümüzde 4boyutlu görüntülerini verebileceğini söylemişti ama sanırım ultrason cihazının kayıt sisteminde bir arıza var ve tamir edilememiş hala. En kötü başka bir laboratuvara sırf bu dönemini kaçırmamak için tekrar gidicez. Bir ay sonra biraz daha büyümüş olucak ve ayrıca bizde o kadar zaman bekleyemeyiz sanırım.(Babamız heyecanlı çünkü)
Bu haftasonu odasının da dolapları tamamlanır ve yavaş yavaş eşya almaya başlarız kasım sonuna doğru. Evimizin yeni neşesi, canım oğlum seni çok seviyorum/seviyoruz. Sen bugünlerinin tadını çıkar olur mu : )
Annen










